
Ankara’nın uzun süredir gündeminde olan su kesintileri ve ASKi’nin fatura politikaları, siyasi gerilimi doruk noktasına taşıdı. AK Parti Siyaset Akademisi Başkanı Osman Gökçek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş‘ı doğrudan hedef alarak ‘su vurgunu’ suçlamasında bulundu. Yavaş’ın fotoğrafının bulunduğu su bidonlarıyla kamuoyunun karşısına çıkan Gökçek, “Ankara’da muslukta su yok, kasada para yok” diyerek iddialarını detaylı belgelerle açıkladı. Bu sert suçlama, başkentteki siyasi tansiyonu hızla zirveye taşıdı.

osman gökçek ve masnur yavaş
Osman Gökçek’in basın açıklamasının merkezinde, Polatlı bölgesine su getirmeyi amaçlayan ve sürekli ertelenen Polatlı İsale Hattı Projesi yer alıyor. Gökçek, Mansur Yavaş yönetiminin bu projeyi beceriksizlik ve ihmalle, maliyetini katlayarak Ankaralı’ya yüklediğini iddia etti.
Gökçek, AK Parti döneminde 7.5 ay gibi kısa bir sürede 384 kilometrelik hatların yapıldığını hatırlatarak, 107 kilometrelik Polatlı hattının 5 yılda tamamlanamamasını sertçe eleştirdi. Asıl vurgun iddiası ise rakamlarda gizli:
“Mansur Yavaş, 470 milyon TL kredi çekip 549 milyon TL’ye ihale ettiği Polatlı hattını, aradan geçen 5 yılın ardından 2,5 milyar TL’ye mal etmiştir. Zamanında çektiği kredi ile boruları peşin alım ihalesi yapılsaydı, Ankaralı’nın 2,5 milyarı cebinde kalacaktı.”
Gökçek’e göre, boruların peşin alınması yerine işin yıllara yayılması, enflasyon oranları üzerinden boru ve yapım maliyetlerinin yükseltilmesine, yani “birilerine Ankara’nın parasının peşkeş çekilmesine” neden oldu.
Gökçek, Mansur Yavaş’ın sadece yüksek maliyetle değil, aynı zamanda siyasi gerekçelerle devlete ait bir projeyi reddederek Ankara halkını zarara uğrattığını iddia etti.
Gökçek’in açıklamasına göre, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından Mansur Yavaş yönetimine bir teklif sunuldu. Bu teklif, Gökpınar Barajı’nın yapımını, 102 kilometrelik isale hattını ve günlük 100 bin metreküplük arıtma tesisini içeriyordu. Bu projenin amacı, Polatlı’ya ek bir su kaynağı getirmekti.
Osman Gökçek, Mansur Yavaş’ın DSİ’nin bu teklifini reddettiğini belirterek, “Devlet su işlerinin kendisine yaptığı bu teklifi reddetmiştir değerli basın mensupları. Tabii bu projeyi Devlet Su İşleri getirmiş olsaydı, AK Parti getirmiş olacaktı. AK Parti suyu getirmesin diye, buradaki müteahhitler zengin olsun diye Sayın Mansur Yavaş bu projeyi reddetmiştir,” sözleriyle ağır bir siyasi suçlama yöneltti.
Gökçek’in bu iddiaları, genel ASKi politikaları ve Ankara’nın finansal durumu üzerinden yükselse de, sorunların odağı direkt olarak Çayyolu, Ümitköy ve Yaşamkent gibi bölgelerde yaşanan su kesintilerini de etkiliyor. Ankara’nın su rezervleri tartışılırken, bu semtlerde yaşayan yüz binlerce kişinin musluklarına suyun ne zaman geleceği belirsizliğini koruyor.
Alocayyolu.com olarak bölgenin nabzını tuttuğumuz bu günlerde, hem Polatlı hattındaki gecikme hem de ASKi’nin finansal durumu hakkındaki bu iddialar, dolaylı yoldan bölge sakinlerinin yaşam kalitesini ve günlük rutinlerini olumsuz etkilemektedir.
Gökçek, Mansur Yavaş’a yönelik sert eleştirilerini, daha önceki iddialarını hatırlatarak sürdürdü ve Yavaş’ın yönetim anlayışını beceriksizlik ve israf olarak nitelendirdi:
“Mansur Yavaş, konserlerde, tabutlarda ve karton bardaklardaki vurgunlarından sonra bugün de su vurgunuyla karşımıza çıktı.”
Bu yüksek tansiyonlu açıklama, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni iddialara resmi bir cevap vermeye zorlarken, şehirdeki su sorununun bir siyasi mücadele alanına dönüştüğünü gösteriyor.
Gökçek, sözlerini çarpıcı bir özetle bitirdi: “Ankara’da muslukta su yok, kasada para yok.”